Gönderen Konu: HAZAR DEVLETİ  (Okunma sayısı 2564 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı koktengri

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 679
  • Karma: 2517
  • Cinsiyet: Bay
  • TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN...
    • TÜRK MİTOLOJİSİ - TÜRK KÜLTÜRÜ - TÜRK TARİHİ - YÜZDE YÜZ TÜRK OLDUĞUN ZAMAN CİHAN SENİNDİR...
HAZAR DEVLETİ
« : Haziran 02, 2015, 09:57:37 ÖÖ »


Hazarlar, İdil kıyıları ve Kırım yarımadası arasında imparatorluk kuran bir Türk halkıdır (468-965). Musevî, Bizans ve Arap kaynaklarına göre, Hazar ülkesinde yaşayan halkın büyük çoğunluğunun Uygur, Hazar, Ön Bulgar, Sabir ve Peçenek gibi Türk boyları olduğu bilinmektedir.


Hazarların kökeni
Hazarların etnik kökeni hakkında kesin bir kanıt olmamakla beraber bu konuda araştırma yapmış bazı SSCB’li tarihçilere göre, Kuzey Kafkasya’nın yerli halklarından biridir. D.M. Dunlop ve P.B. Golden adlı araştırmacılarsa Hazarların, Tiele veya Uygur soyundan geldiğini kabul etmektedirler.[1] 558’den sonraki yıllarda Sasanîler’le savaşa girişmiş Kafkaslar’ın hakimi bir kavim olduğu bildirilen Hazarlar, (daha doğrusu Sabarlar) “Hazar” adı ile 586 ‘ da Bizans’ta iyice tanınmış, fakat aynı zamanda “Türk” dolarak anılmışlardır. Çin kaynaklarında “Türk-Hazar” (T’u-küe Ho-sa-K’o-sa) adı ile zikredildiği ortaya çıkmışsa da Peter Golden, Hazarlar ile Uygurlar arasında bir bağlantı kurmanın mümkün olmadığını ve gerçek bağlantının Ogurlar arasında var olduğunu belirterek Dunlop’a karşı çıkmıştır. Bazı bilim adamlarına göre “Hazar” adı “gezgin” anlamına gelen -kaz kökü ve “adam” anlamına gelen er ekinden türetilmiştir. Eski Rus kayıtlarında Hazarlar “Beyaz Ugriler”, Macarlar da “Kara Ugriler” olarak anılmaktaydı Yunan tarihçi Günah Çıkartıcı Teofanes kayıtlarında, Hazarları “doğudan gelen Türkler” olarak ifade eder. Hazarca’nın, eski Türk dili ve Uygurca’nın etkisinde kalmış, Hunca ve Bolgarca gibi Türk lehçelerinin Oğur öbeğine bağlı bir lehçe olduğu görüşünde birleşen araştırmacılar da vardır. Hazarların çağdaşı olan Arap seyyah ve coğrafyacı İbn Havkal ve İstahrî, Hazar ismini; ne bir milletin, ne de bir halkın ismi olduğunu belirtip sadece başkenti İtil olan ülkeye verilen isim olarak nitelemişlerdir. Hayfa Üniversitesi’nden Dr. Simon Kraiz, Eylül 2008’de Hazarlardan kalma Samosdelka köyünde bulduğu yazılarda Hazarların; Ruslar, Gürcüler, Ermeniler ve diğer milletler hakkında birçok yazı yazdığını keşfetmiştir. Buna rağmen Hazarlar, kendileri hakkında neredeyse hiçbir şey yazmamışlardır.
Hazarları; Ak-Hazarlar ve Kara-Hazarlar olarak ikiye ayıran İstahrî, Ak-Hazarların çarpıcı bir yakışıklılığa, mavi göze ve kırmızımsı bir saça sahip olduklarını; bunun yanında Kara-Hazarların sihayımsı derilli bir çeşit Hintli olduğunu ileri sürer. Bununla birlikte, bilim adamları bunun bir ırk ayrımı değil, sosyal bir sınıflandırma olduğu konusunda fikir birliği içerisindeler. Buna göre, Kara Hazarlar aşağı tabaka, Ak Hazarlar ise soylular sınıfı ve kraliyet mensuplarıdır. Her ne kadar İstahrî’nin Ak ve Kara Hazarlar için yaptığı bu tanımının esasen bir sosyal sınıflandırma olduğu düşünülse[kaynak belirtilmeli] de; o döneme ait başka kaynaklarda da Hazarların görünüşlerine dair benzer tanımlara rastlanmaktadır: İbn Rabbihî Hazarların açık tenli, siyah saçlı ve mavi gözlü olduğunu söyler. İbn Sa’d El-Mağribî de buna katılarak: “Onlar beyaz tenli, mavi gözlü, kızıl saçlı ve iri vücutludurlar.” der. Ayrıca sahaf Nedîm de Türkler, Bulgarlar ve Alanlarla birlikte sıraladığı Hazarları “sarışın” olarak niteler. D.M. Dunlop’a göre bunlar kuzeyli insan tipinin tanımlarıdır.

Tarih
Resmen ortaya çıkışları 626-627 yılları, yani Bizans İmparatoru Herakleios’un onlardan Sasani İran’a saldırıya geçmek için yardımcı kuvvet olarak 40 bin kişilik bir süvari birliği istemesi dolayısıyladır. Bizans İmparatorluğu ile bazı Hazar önderlerinin Tiflis surları altındaki görüşmesini anlatan metin Hazarlar’ın tarihleri için bir başlangıç sayılmaktadır.
Bizans Imparatoru III. Leon 733 yılında oğlu V. Konstantin’i Hazar Kağanının kızıyla evlendirdi.

          7.-10. yüzyıllarda kuvvetli teşkilatı, canlı ticarî faaliyeti, dinî hoşgörüsü ve iktisadî refahı ile Kafkaslar ve Karadeniz’in kuzey düzlüklerinde îtil (Volga)’den Özü (Dnyeper)’ye, Çolman (Kama)’a ve Kiyefe uzanan sahada siyasî istikrar sağlayan Hazar hakanlığı Doğu Avrupa tarihinde büyük rol oynamış en önemli Türk devleti olarak görülmektedir. Hakanlığa ad veren Hazarların yukarıda gördüğümüz tarihî seyir dolayısiyle, Sabar Türklerinin devamı oldukları îslam yazarı el-Mes’üdî (10. yüzyıl)’nin bir kaydı ile de kuvvet kazanmıştır.
TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN...
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE...!