Gönderen Konu: BASKLAR`IN TÜRKLÜĞÜ  (Okunma sayısı 18809 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı koktengri

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 679
  • Karma: 2517
  • Cinsiyet: Bay
  • TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN...
    • TÜRK MİTOLOJİSİ - TÜRK KÜLTÜRÜ - TÜRK TARİHİ - YÜZDE YÜZ TÜRK OLDUĞUN ZAMAN CİHAN SENİNDİR...
BASKLAR`IN TÜRKLÜĞÜ
« : Ekim 27, 2015, 11:33:58 ÖÖ »
Avrupa`nın günümüzdeki etnik yapısının oluşumunda Türklerin  etkisi göz ardı edilemez. Milattan önceki yüzyıllarda, Orta Asya'dan Batı`ya yönelen büyük göçler veya Türk kütlelerinin Avrupa yönündeki baskısı, günümüz Avrupa`sının etnik coğrafyasını oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçeği pek çok Batılı bilim adamı da kabul etmektedir. 
Büyük Hun Devleti`nin M.S. 48 yılında dağılması; Türk kütlelerinin bir kısmının Avrupa yönüne doğru akmasına da neden oldu. Bu büyük yer değiştirmelerin en önemlisi, kuşkusuz, Balamir Han komutasındaki Hunların 4. yüzyılın ikinci yarısında, Karadeniz kuzeyinden Avrupa`ya akmasıydı. Batılı tarihçilerin "Kavimler göçü" diye adlandırdığı bu büyük kitlesel hareket, Avrupa`da  `Hun devleti` kurması yanında, günümüz Avrupa`sının etnik yapısını da ortaya çıkardı.

BASIK BEY VE BASKLAR...

Balamir Han`ın akrabalarından Attila, Avrupa`daki Hun varlığının önde gelen adlarından birisiydi...M.S.451 baharında komuta ettiği Hun ordularıyla, Ren nehrini üç koldan geçen Attila, Paris yakınlarında General Ateüs komutasındaki müttefik Roma Ordularıyla büyük bir savaşa tutuştu. Daha sonra bilindiği gibi Attila, aynı yıl Roma kapılarına dayandı...

Attila`nın iki değerli komutanı vardı: Kursık ve Basık... Kursık, Anadolu işleriyle meşgul oluyordu. Basık ise 451 savaşında, ordularının bir kısmı ile bugün kü İspanya ve Fransa topraklarında yaşayan BASK`ların bulunduğu bölgeye çekilmişti.

Bu tarihi gelişimin varlığı yanında; günümüz Bask`larının; gelenek, görenek ve dillerinin Türklere benzemesi gerçeği karşısında;Bask`ların, Türk kökenli olabilecekleri konusu, araştırmacıların gündemine girdi.

Bu konu, yıllar öncesinden beri tartışılmaktaydı. Ne var ki, bu yıl(1999) Türk Dünyası Tarih Dergisi`nin Bask`ları iki sayı üstüste ele alması, konuyu güncelleştirdi.

Söz konusu dergide ilk yazı, Nisan 1999 tarihinde büyük Türkçü Rafet KÖRÜKLÜ imzasıyla yayımlandı. Nisanı takip eden ay Mayıs`ta da Necati GÜROĞLU, yine aynı dergide , Bask konusunu işledi.

NE DİYORLAR?

Rafet Körüklü,"Basklar Türktür" başlıklı yazısında, Baskların kendi öz vatanlarının Fransa ve İspanya arasında bölünmüşlüğünden ve 1979 yılındaki nüfuslarının üçbuçuk milyon olduğundan, dillerinin Ural-Altay dili ailesine mensup bulunduğundan, Hun Bey`i Basık`ın adının, `Bask` olarak değiştiği ve günümüz Basklarına ad olduğundan söz etmektedir.

Rafet Körüklü, Basklar konusunda, yine büyük Türkçü Nihal Atsız ile 1973 yılında, aralarında geçen bir sohbetten söz ederek, Atsız`ın kendisine şunları söylediğini yazmaktadır: "Dün üç Bask genç geldi. Bask`ların aslen Hun soyundan gelme Türk olduklarını, İspanya ve Fransızlara karşı yıllardır dillerini, kültürlerini ve törelerini korumak ve istiklallerini elde etmek için mücadele verdiklerini, dünyaya bu haklı  davalarını duyurabilmek için, kendilerine destek olacak yollar aradıklarını belirterek; kan bağımız olan Türkiye Cumhuriyeti`nden haklı davalarına sahip çıkmamızı ve destek olmamızı istediler."

Rafet Körüklü, Atsız`a, Bask'ların Türk olup olmadığını sorduğunda, Atsız`ın: "Bana gelen gençler bize çok benziyordu. Türk olduklarından şüphem yok" dediğini de aktarıyordu.

KÜLTÜRLERİ...

Necati Güroğlu, Baskları daha ayrıntılı olarak anlatıyor. Güroğlu`nun sözleri, özet olarak şöyle:Alman televizyonları, İspanya`nın kuzeyinde ve Fransa`nın güneyinde  baskı altında olan;dilleri, kültürleri ve gelenekleri ayrı olan Basklar, nereden geliyor?Avrupa Parlamentosu Baskları korumalı mı? sorusunu soruyor.

Bask dili içinde yer alan ilginç kelimeler var:Eus-Kera veya Eski-ara, Bask ülkesi için Euz-Kadi deniyor. Potkoya,Bask ülkesindeki vahşi atlara, Alpargatas`da hafif köseleli deniz ayakkabısına deniyor.Argokio=Erkek, aitona=Ata, amona=eme, koinata=kaynana,, begi=bak, egun=kün/gün, gatia=git, chipa=çapak(küçük balık), gona=gön, arte=orta, luzatzia=uzatmak, saldu=satmak... biçimindeki kelimeler yanında, Piskaya körfezi, Ur-kale, Bara Kaldo, veya Bil-Bu, İr-Un, Ay-Bar(Eibar), Tolusa, Echalar, Onatı gibi adlar da,Baskaların şehir adları...

DİLLERİ...

Bugün İspanya`nın kuzeyinde, Fransa`nın güneybatısında ,Pis-Kaya körfezinde yaşayan Baskların menşeleri kesin olarak henüz söylenmezse de, Türk oldukları tartışma konusu olsa da, dillerinin Avrupa dillerinin hiç birine benzemediği kesindir.Hatta, dillerindeki İspanyolca, Fransızca, Latince ve Arapça unsurlar çıkarıldığında, kalan kelimelerin, onların doğudan geldiklerine en güzel delilidir. Türkçe kelimelerle benzerlikleri ise, tesadüf ile izah edilemeyecek kadar çoktur....

Oxford Üniversitesi yayını olan ve 22 büyük dünya devletinde basılıp, milyonlarca satılan `English İdioms` kitabının başındaki açıklama bölümünde belirtildiği gibi, bugünkü dünya dilleri üç ana gruba ayrılır:1-Hint-Avrupa dilleri. 2-Sami (Semitic) dilleri. 3-Turan Türk dilleri.

Bask dili, İskit,Türkçe, Macarca, Fince, Lapçe, Moğolca, Tamilce, Malayaca, Tibetçe ve Kızılderili dilleri gibi, Turan Dil grubundadır.Bask dili, İspanya ve Fransa`nın kimi yerlerinde konuşulmaktadır.

BASK DİRENİŞİ

İspanya ve Fransa`da azınlık olarak yaşayan Baskların kültürleri ve gelenekleri bir. Bu iki ülkede Basklar, baskılardan, tehditlerden yılmadan haklarını arıyorlar...

Fransa`da Pireneler`in batısından Pis-Kaya körfezine kadar Labbourd, Soula, Pis-Ak, Tartas, Olur-On ve Ne-Var kentlerinde Basklar çoğunluktadır.

İspanya`da ise; Vas-Kon-Kada, Viz-Kaya, Kuypuz-Kao, Alava, Ne-Var, Konca, San Sebastiyan, Ur-Kale, Bara-Kaldo, Bilboa(Bil-Bu), Ir-Un, Tolusa, Onatı ve Eş-Alar kentleri ise, tümüyle Basklardan oluşur.

Basklar aynen Türkler gibi korkusuz bir halk...Tarih boyunca Bask ülkesi, Keltler, Romalılar, West-Gotlar ve Araplar tarafından işgal edildi;fakat, onlar asla işgalcilere boyun eğmediler.Son yüzyıllarda İspanyollar ve Fransızlar sürekli olarak Bask ülkesine girdiler;fakat, Baskları yıldıramadılar. Basklar, tüm baskılara karşın, dillerini ve bağımsızlıklarını korumaya özen gösterdiler.

İspanya`da daha önce Asya`dan gelen Vizi-Gotlar (Kurtlar), Hıristiyanlık içinde Macarlar gibi yok oldular.Bu bölgede, M.S. 711 yılından 1492`ye kadar İslam kültürü egemen oldu.1492`den sonra, Ferdinand ve İsabella evlendi.Castilo ve Aragon`u birleştirerek;İspanya Krallığını kurdular. ve Amerika kıtasını işgale başladılar. Kastilya, resmi İspanya dili oldu.Galiçya, Katalan ve Basklar`ın dili ayrı olarak yaşamayı sürdürdü.1920`lerde başlayan çatışmaların nedeni ise, Bil-Boga ve Bar-Selona`daki sınıf ayırımcılığı idi.

ÜNLÜ BASKLAR

Basklar, tarihin büyük keşiflerinde rol oynadılar. Kristof Kolomb`un amiral gemisinin kaptanı olan De Lacosa bir Bask`tır.Portekizli gezgin Macellan ile 1519-1522 yılları arasında dünyayı dolaşan Juan Sebastiyan, El-Kona`da Bask idiler... Basklar Amerika`nın keşfinden önce 1372`de Kuzey Amerika`ya ulaştılar.Amerika`nın kuzet doğusundaki Newfoundlend denen yöredeki mezar taşlarındaki yazılar 1372 tarihini göstermekte ve Bask dili ile yazılmıştır

Basklar sadece Kuzey Amerika`ya değil Güney Amerika`ya da gittiler. Evita Peron tamamen bir Bask idi.

SON YILLARDA...

19. Yüzyılda,Bask ülkesinde kültür ve politik yönden yeni bir şuurlanma; uyanma başladı.Bask ülkesindeki bu uyanma hareketine kısaca ETA (Euzkadi Ta Eskiata-Suna) deniyor.Bu Bask hareketi, Fransa ve İspanya`dan özerklik istemektedir.

Fransa hükümeti, Basklar`ın bu isteklerine karşı üç Bask eyaletini diğerleriyle birleştirip,250 kilometre uzaktaki Bordeaux`u başkent yaparak, 45 kilometrelik İspanya`daki başkentleri Bil-Boğa`dan uzaklaştırmakla; ekonomik açıdan Baskları zayıflatmayı ve İspanya`daki Basklar ile birleşmelerini engellemeyi düşünüyor.

İspanya, kendi Basklar`ının polis teşkilatı kurmasına, geçtiğimiz yıllarda izin verdi ve bir ölçüde de özerklik tanıdı.

NE İSTİYORLAR?

Basklar, tüm Avrupa`daki etnik azınlıklar gibi, söz gelimi;Skoçland, Wales, Bayern, Niedersachsen, İlsas, Bretagne ve Katalonya gibi özerk olmak istiyorlar. Özellikle Fransa tarafından uygulanan ekonomik baskıların kaldırılmasını ve kültürlerini özgürce yaşamayı talep ediyorlar.Bu konuda da çok ısrarlılar.

KAYNAK: www.turkmeclisi.org
TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN...
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE...!