Gönderen Konu: ZİYA GÖKALP - ALTIN DESTAN ŞİİRİ  (Okunma sayısı 1665 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı koktengri

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 679
  • Karma: 2517
  • Cinsiyet: Bay
  • TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN...
    • TÜRK MİTOLOJİSİ - TÜRK KÜLTÜRÜ - TÜRK TARİHİ - YÜZDE YÜZ TÜRK OLDUĞUN ZAMAN CİHAN SENİNDİR...
ZİYA GÖKALP - ALTIN DESTAN ŞİİRİ
« : Kasım 20, 2015, 12:10:26 ÖS »
1912 yılında yayınladığı Altın Destan şiirinde Türk milletinin içinde bulunduğu kötü durumu gözler önüne seren Gökalp, ondan bir yıl sonra yazdığı Kızılelma’da ise Türk milletine kurtuluş yolu olarak Kızılelma ideali altında birleşmeyi göstermiştir.

(Müzik: Mustafa Yıldızdoğan - Hasret)


Sürüden koyunlar hep takım-takım
Ayrılmış, sürüde kalmamış bakım,
Asmanın üzümü dağılmış, salkım

Olmak ister; fakat bağbân nerede?
Gideyim arayım:  Çoban nerede?...


Yüce dağlar çökmüş, belleri kalmış;
Coşkun ırmakların selleri kalmış;
Hanlar yok meydanda, illeri kalmış;

Düşenler çok amma, kalkan nerede?
Gideyim arayım : Hakan nerede?...


Türk yurdu uykuda ey düşman sakın!
Uyuyan ülkeye yapılmaz akın,
Tanyeri ağardı yiğitler, kalkın!

Bakın yurt ne hâlde, vatan nerede?
Gideyim arayım : Yatan nerede?...


Herkesin gözünde vatan öz yurdu,
Serhaddin düşmanı  derenin kurdu,
Yad iller Turân’da hanlıklar kurdu,

Turân’dan yadları koğan nerede?
Gideyim arayım : Ogan nerde?...


Sandım gençlik doğar : Baktım Mart olmuş,
Gittim ili gezdim : Genci kart olmuş,
Kimi Kırgız Kazak, kimi Sart olmuş,

Dedim yahşılar çok, yaman nerede?
Gideyim, arayım : Şaman nerede?...


Tiginler köy beyi, ağalar çoban,
Adsız’lar yalancı birer kahraman,
İçinde görmedim maksadı duyan,

Yasanın emrine uyan nerede?
Gideyim, arayım : Duyan nerede?...


Uygurlar uyuşuk, Türkmenler aylak,
Ne kışlak sevinçli, ne güler yaylak,
Arslanlar yurdunda barınır çaylak,

[  Düşünen Uygurlar olmuş uysal,
    Altınordu devri kalmış bir masal,
    Bu güne kıyâs et, tarihten us al!  ]

Attila, Timuçin, Gürkân nerede?
Gideyim, arayım : Türkân nerede?...


Kaşgar, Delhî, Pekin, İstanbul, Kazan,
Bu beş yerde vardı beş büyük hakan :
Sarı, Kızıl, Gök Han, Ak Han, Kara Han
 - Hepsinin üstünde parladı İlhan-

Ak Han’dan gayrisi : İl... Han nerede?
Gideyim, arayım : İlhan nerede?...


Kırım nerde kaldı, Kafkas ne oldu?
Kazan’dan Tibet’e değin Rus doldu,
Hıtay’da analar saçını yoldu,

Şen yurtlar ne hâlde, viran nerede?
Gideyim, arayım : İrân nerede?...


Yayların kirişi urgana dönmüş,
Şâhin, yuvasında doğana dönmüş,
Türk yurdu soyulmuş soğana dönmüş,

Kılıç satır olmuş, takan nerede?
Gideyim, arayım : Kalkan nerede?...


Soy atlar küçülmüş, olmuş kurada,
Alpler kız ardında birer hovarda
Sancağı unuttuk hangi diyarda,

Altın otağ, altın kazan nerede?
Gideyim, arayım : Yazan nerede?...


Başları ağarmış ihtiyar dağlar,
Anar eski günü : Sel döker, çağlar,
Kırlangıç âh çeker, güvercin ağlar.

Uzak bir ses sorar : Turân nerede?
Gideyim, arayım : Soran nerede?...


Yüce Türk Tanrısı! Gönder bir yalvaç,
Sürüne baş olsun, yasana dilmaç,
Türklük’e bir Yeni Turfan nûru saç,

Anlasın Türk, millî irfân nerede?
Gideyim, arayım : Turfan nerede?...

[Yüce Türk Tanrısı! Gönder bir yalvaç,
Yasanı bilen yok, gerektir dilmaç,
İlhan gönder, Altın Devri tekrar aç!

Altın Destan yazsın: Us.....tan  nerede?
Gideyim, arayım: Destân nerede?]



“Ulus”u içine girsin her oymak,
Beş Ulus “Budun”da birleşsin çab(u)cak :
Uygur, Kalaç, Karlık, Kanklı, Kıpçak,
-Türk yurdu bir olsun, kalmasın kaçak-

Çıksınlar meydâna : Merdân nerede?
Gideyim, arayım : Meydân nerede?...


Kurultay toplansın Tanrı Dağı’nda,
İlhan tahta çıksın Elma Bağı’nda,
Beyler solda dursun, Hanlar sağında,
-Sevmek günah değil sevinç çağında-

Görünce toplanmış hânân nerede?
Gideyim, arayım : Cânân nerede?...


Altın Dağ’a kursun İlhan otağı,
Taşları elmastır, yâkut toprağı,
Hanlara kumızla sunsun ayağı,
-“Tac giyme” resminin kalmam uzağı-

Sorup öğrenince : Divân nerede?
Gideyim, arayım : Kervân nerede?...


Oğuz Han Bayramı baharda olsun,
Otağlar, çadırlar çiçekle dolsun,
Genç kızlar oynasın, yiğitler solsun,

Bir âşık bayılmış, dermân nerede?
Gideyim, arayım : Lokmân nerede?...


Türk destanı yazmak hâtra gelmemiş,
Yasanın sözleri satra gelmemiş,
Tarihe deryâdan katra gelmemiş,

Şâirler sordular : “Hoca”n nerede?
Gideyim, arayım : O can nerede?...


Kırklar karar verdi; Yediler, Üçler
Oldular kılavuz, kalmadı güçler,
Yarın İlhan çıkar, alınır öçler,

İlhan tacı boşta : Alan nerede?
Gideyim, arayım : Arslan nerede?...


Gündüzlerden sapan geceyi bilir,
Bilmeksizin tapan her şeyi bilir,
Bilen yapmaz, yapan pek iyi bilir,

Erenler yolu bu, varan nerede?
Gideyim, arayım : Yârân nerede?...

Kânûn-ı Sâni,1327  (Ocak, 1912)
« Son Düzenleme: Kasım 20, 2015, 04:21:22 ÖS Gönderen: koktengri »
TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN...
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE...!