Gönderen Konu: BOZKURT TOTEMİ  (Okunma sayısı 1907 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı koktengri

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 679
  • Karma: 2517
  • Cinsiyet: Bay
  • TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN...
    • TÜRK MİTOLOJİSİ - TÜRK KÜLTÜRÜ - TÜRK TARİHİ - YÜZDE YÜZ TÜRK OLDUĞUN ZAMAN CİHAN SENİNDİR...
BOZKURT TOTEMİ
« : Kasım 27, 2015, 09:04:43 ÖÖ »
Bozkurt, Türk milletinin totemidir. Totem, içtimai “anlam taşıyan bir semboldür.
Bozkurtun totemliği de farklı Türk zümrelerinde farklı şekillerde anlaşılmıştır.

Göktürklerde dişi kurt, bir cedde (büyük anne); Uygurlar için erkek kurt, bir ceddir. Oğuzlarda ise erkek bozkurt büyük seferlerde önderlik eden bir milli kılavuzdur.


Kurt, başlıca harplerde yol gösteren bir kılavuzdur. Uygurca Oğuz Destanı’nda Oğuz Han’ın her seferinde bir mavi kurdun orduya rehberlik ettiği, seferin sonu gelince bu kurdun yere oturduğu anlatılmıştır. XI. yüzyılda Semerkant‟ta yaşayan Süryani metropolidi Michael, Selçukluların İran’ı istilalarını anlatırken onların eski cedlerine İran seferlerinde köpeğe benzer bir hayvanın (yani kurdun) yol gösterdiğini anlatırken, kurdun rehberlik ettiği bu seferin Muhammed Peygamber’den 100 sene evvel, yani miladi V. yüzyıl ortalarında, vaki olduğunu ifade etmiştir.
O diyor ki: “Bu yırtıcı hayvan bir sefer zamanı gelince, Oğuzlara yakın gelerek Türk dilinde, „Göç! Göç!‟, yani göçŒedeceksiniz, diye ulurmuş. Oğuzlar bu hayvana tam yanaşmıyorlardı. Ancak göz görecek yerden onu takip ederler. Sefer tamam olunca oturur. Oğuzlar da durur. Sonra bu hayvan kaybolur ve ikinci bir sefer zamanı gelinceye kadar görünmez”.


Oğuz Destanı, böyle seferlerin sadece kurdun işaretiyle başladığını anlatır. Uygurca Oğuzname’de seferlerin başında kurdun resmi de konulmuştur. Yoksa sefer hakanın isteğiyle ve halkın uymasıyla başlar. Sefer kararlaştırıldıktan sonra kurt ortaya çıkar ve kılavuzluk eder. Yani bir seferin zarureti, kurt tarafından ilham edilmez.

Göktürklerde, Karluk ve Halaçlarda bozkurt, bir mürebbiyedir. Büyük ced bir mağarada doğuyor. Oraya dişi kurt gelip, sütü ile çocuğu büyütüyor.

Kurdun iki çocuğu vardır, Türkün ceddi de onların yanında üçüncü oluyor. Bu gibi akideler eski Etrüsklerden Romalılara geçmiş ve böyle iki yavruyu emziren bir kurdun resmi, Türkistan‟da ve Ora Tepe şehrinin yanında yapılan kazılarda bir duvarda bulunmuştur.

Bu duvar IX. yüzyılda yapılmış, (belki daha eski) bir binaya aitmiş. 1968’de Tahran‟da toplanan İran Sanatı Kongresi’nde Rus profesörü Belenitski, "Bu resim Roma efsanesinin Türkistan‟dan geldiğini ifade edebilir." demiştir. Çünkü bu tip resmin Sasaniler zamanından kalan bir örneği Roma kurdundan farklı imiş. O halde Ora Tepe kurdu, eski
Roma'dan daha eski bir resimden alınmış olabilir. Bu kurda Moğol ve Türkler, her iki dilde müşterek olan bir kelime olmak üzere “Açina” (Moğollarda Açino); Hudud’ülÂlem kitabında “Asena” demişler.

Göktürklere ait rivayette kurdun Türk olan çocuğu ve on iki kabilenin reisi sıfatıyla on iki çocuk bu kurttan doğmuş veyahut onun tarafından emzirilerek beslenmiş.
Kurt tarafından beslenilmiş olan ilk Türke “Böri Tekin”, yani “Kurt Prens” denilmiş. Cengiz’in Türk olan ecdadına ait rivayetlerde Türkçe kelimeler, Böri Tekin hanedanının tebaası olan Şivei, sonraki isimleriyle Moğol dilinde değişikliklere uğramıştır. Türkçe “börü” kelimesine (kurt manasında), bu cedde ait Çin rivayetlerinde “Fuli” denilmiştir. Fakat “Açena” kelimesi de Göktürklerde kullanılmış. Açina da Türkçe bir kelimedir. Budha kültü ile bağlı hüyüklere “acina” demişler. Son zaman Özbekleri Arapça “cin” kelimesiyle bağlamak isteyerek buna “Acinna” demişler. Fakat “cin” kelimesinin “acinna” şeklinde bir çoğulu yoktur. Her halde açina, yani Türklerin ceddi, yahut ceddesi olan Açena, Budizm kültürü ile bağlanmıştır.

“Tegin” kelimesi mesela Ot Tegin‟in “Ot Çegin” telaffuzunda olduğu gibi, “t” harfi, “ç” telaffuz edilmiştir. Cengiz‟in ecdadına ait rivayetlerde birçok Türkçe kelimelerde başlangıçŒ “T”, “Ç” harfi ile telaffuz edilmiştir. “Börü Tekin” ismi “Börü Çegin” ve sadece Börçegin telaffuz olunmuş ve bunun manasını bilmeyen Moğollar “Mavi gözlü” olduğuna dair etimoloji uydurmuşlar.

Börü Tekin ismi Göktürk ve Karahanlıların prenslerine verilen maruf bir isimdir. Merkezi şimdiki Kabil yanında Begram (daha eski ismiyle Kaisa) olan İndoskit krallarının ceddinin adı da Börü Tekin imiş. El Biruni, bunu “Borıh Tekin” olarak yazmış ve bunun doğduğu ve Türk askeri elbisesi giymiş halde halkın huzurunda sürünerek dışarı çıktığı mağaranın bu eski Kabil yanında gösterildiğini ve kendisine BWR denildiğini, yani El Biruni zamanında daha herkesin bildiği bir yer olarak gösterildiğini kaydetmişti.

Milattan önceki Usun (Vusun) Türklerinde de bozkurt dişi annedir. (yani kola mensup olan Göktürklerinki gibidir). Çengiz’in cedleri olan Börü Tekinlerde de Göktürk ve Usunlarda olduğu gibi bozkurt bir ceddedir. Göktürklerin eski bir kolundan ayrılmış olarak gösterilen eski Tibet hükümdar sülalesi de kendilerinin bozkurt anneden gelmiş olduklarına inanmışlardır.


Prof. Marquart, Uygurların ceddi sayılan erkek kurdun Müslümanlığın tesiriyle bazı kaynaklara arslan olarak geçtiğini ileri sürmüştür. Mısır Memlüklerinden Aybek oğlu Abdullah, Türk ve Moğolların menşelerine ait naklettiği rivayetlerinde de dişi kurt yerine dişi arslandan türemiş olduğunu düşünerek olsa gerek, kurt yerine arslanı almıştır, fakat hikayenin Moğolca ve Çağatayca asıllarında hep dişi kurt bahis konusudur.
TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN...
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE...!