Gönderen Konu: KURULTAY ANLAYIŞININ TEMELLERİ  (Okunma sayısı 1246 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı koktengri

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 679
  • Karma: 2517
  • Cinsiyet: Bay
  • TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN...
    • TÜRK MİTOLOJİSİ - TÜRK KÜLTÜRÜ - TÜRK TARİHİ - YÜZDE YÜZ TÜRK OLDUĞUN ZAMAN CİHAN SENİNDİR...
KURULTAY ANLAYIŞININ TEMELLERİ
« : Kasım 27, 2015, 09:58:21 ÖÖ »
Kurultay ilk kez Mete ile başlamıştır.

Mete’nin kurultayı, Oğuzların “kengeş” ve meşveret meclislerine benzemektedir. Toplanma, görüşme vardır. Ancak son söz devletin sahibi olan hakanın oluyordu. Mete orduda, çok sert ve disiplinli bir eğitim uygularken; ona benzer sert ve öğretici bir eğitimi de devlet içŒin de uyguluyordu. Kaşgarlı Mahmut’un derlediği Œçok eski bir Türk atasözünde dendiği gibi,

Geniş elbise parçalanmaz, danışmakla gelişen bilgi ise, bozuk ve kötü çıkmaz!

Kurultay, başlangıçta Türklerde, Din Töreni, Bayram, Yeme içme toyu, eğlenme ile yarışmayı da, içinde Toplayan Bir Devlet Toplantısı idi. Bu toplantılarda. halk ile devlet birleşiyor ve kaynaşıyordu.
Büyük Hun devletinde başlıca žŒ büyük toy ve yığınak vardı:
1) Yeni yıl bayramı,
2) İlkbahar bayramı
3) Güžz bayramı.

Bilhassa bu sonuncusu, yani güžz bayramı, büyük bir kurultay şeklinde, ǁin'in kuzeyindeki Lung-ch'eng adlı yerlerde yapılırdı. Bu bayram veya toy kurultayına, devletin büžtüžn ileri gelenleriyle, vassal veya bağlı kurulların da katılma zorunluğu vardı. Bu büyük Bayram Kurultayına gelmeyenler, Hun hakanına isyan etmiş sayılırlardı. Tıpkı Dede Korkut'taki gibi! Dış Oğuz, Bayındır Han'ın toyuna gelmedi diye, düşman ilan edilmişti.

Güžz kurultayında, atlar da semizleşmiş ve savaşa hazır olmuş olurlardı.

Oğuzlarda kurultay ve danışma toplantısı yaygın olarak, toy veya düğün - dernek şeklinde yapılırdı. Zaten, gerek halkı ve gerekse beyleri yedirip içŒirmek, hakanın bir vazifesi idi. Aşağıda da belirteceğimiz gibi, halk ile beyler Hanlardan davacı olabilirlerdi. Bu toyların içinde, hanın evini yağma etme de vardı. Divan veya devlet divanı, Dede Korkut'ta divanın, hem bir toplantı yeri ve hem de toy yeri olduğu görülmektedir. Ağır ulu divan, davulların gümbür gümbür çalındığıž, bir yerdir.

Din ve devlet hayatını, devlet ve orduya ait heyecanı, hep birlikte yaşama ve böylece sosyal gelişmeyi, bu yolla tamamlama, Türk tarihine çok şeyler vermiştir. Eski Türk tarihinde baş rahip, yahut Batı'daki deyimlerle “pontifex maximum” yani papa ve papaz, eski Türklerde bakanların kendileri idi.

Kurultay ile din törenlerinin kaynaşması şeklindekitoplantılar, en muhteşem sahneleriyle, ilk defa Büyük Hun imparatorluğunda görülmekte ve Göktürklerde de, devam etmekteydi. Kaynaklarımız, Hunlardaki, gerçekten büyük ve muhteşem, üç kurultay için şöyle diyorlardı: 1) Yılbaşında (veya yılın ilk ayında, yani ocakta), Hun hakanının sarayında (veya otağında), küçük kurultay yapılırdı. (Bu tören), atalara kurban verilen (saray ve otağdaki) sunakta yapılırdı.

« Son Düzenleme: Kasım 27, 2015, 11:49:37 ÖÖ Gönderen: koktengri »
TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN...
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE...!